Danıştay 9. Daire E. 2012/7625 K. 2015/11496 T. 26.10.2015
AVUKAT OLAN DAVACININ MÜVEKKİL OLMAYAN KARŞI TARAFTAN MAHKEMECE HÜKMEDİLEN VEKALET ÜCRETİNİN KATMA DEĞER VERGİSİNE TABİ OLDUĞU HAKKINDA.
İstemin Özeti:
Davacı tarafından 2011/Mayıs dönemine ilişkin olarak ihtirazi kayıtla verilen katma değer vergisi beyannamesine istinaden yapılan katma değer vergisi tahakkukunun iptali istemiyle açılan davayı kabul eden İstanbul 11. Vergi Mahkemesi’nin 14/05/2012 tarih ve E:2011/1275, K:2012/1046 sayılı kararının; dilekçede ileri sürülen sebeplerle bozulması istenilmektedir.
Cevabın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
Tetkik Hakimi ’nın Düşüncesi : İleri sürülen iddialar usule ve hukuka uygun Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerekeceği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü:
Davacının duruşma istemi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 55. maddesinin atıfta bulunduğu 17. maddesi uyarınca yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi;
Uyuşmazlık, avukat olan davacının, karşı taraftan aldığı vekalet ücretinin, katma değer vergisine tabi olmaması gerektiğinden bahisle, ihtirazi kayıtla verilen 2011/Mayıs dönemine ait beyannameye göre tahakkuk ettirilen katma değer vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davayı kabul eden Mahkeme kararının bozulmasına ilişkindir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 65’inci maddesinde, her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançların serbest meslek kazancı olduğu, serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlemin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması olarak tanımlanmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun l’inci maddesinde avukatlığın, kamu hizmeti ve serbest bir meslek olduğu hükmüne yer verilmiştir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1 ‘inci maddesinin (1) numaralı fıkrasında ticari, sınai, zirai faaliyet
ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu düzenlemesine yer verilmiş, aynı Kanun’un 20’nci maddesinin (4) numaralı fıkrasında, belli bir tarifeye göre fiyatı tespit edilen işler ile bedelin biletle tahsil edildiği hallerde tarife ve bilet bedelinin katma değer vergisi dahil edilerek tespit olunacağı ve verginin müşteriye ayrıca intikal ettirilmeyeceği hükme bağlanmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Avukatlık Ücreti” başlıklı 164’üncü maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade edeceği belirtildikten sonra ücretin tespitine ilişkin esas- lar belirlenmiş, bu maddenin son fıkrasında 02.05.2001 tarih ve 4667 sayılı Kanun’un 77’nci maddesiyle değiş- meden önceki halinde, avukata iş sahibi arasında aksine yazılı sözleşme bulunmadıkça, tarifeye dayanarak karşı tarafa yüklenecek avukatlık ücretinin avukata ait olduğu hükmüne yer verilmiş iken, 4667 sayılı Kanun’la bu son fıkra, “Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.” şeklinde değiştirilmiştir.
Yukarıda yer alan yasal düzenlemelere göre, avukatlık mesleğinin, serbest meslek faaliyeti, bu meslekten elde edilen kazancın da serbest meslek kazancı olduğu, serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hiz- metlerin ise katma değer vergisine tabi bulunduğu açıktır.
3065 sayılı Kanun’un l’inci maddesine göre serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu konusunda tartışma bulunmamaktadır. Mahkemelerce, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak hükmolunan ve 1136 sayılı Kanun’un 164’üncü maddesi uyarınca avukata ait olan avukatlık ücreti ise, avukatın müvekkiline vermiş olduğu avukatlık hizmetinin bir parçası olup, doğrudan müvekkile verilen hizmet nedeniyle hak kazanılan bir ücrettir. Bu ücreti, müvekkilin değil de davayı kaybeden tarafın ödüyor olması, bu hizmetin davayı kazanan tarafa verilen hizmetin karşılığı olması gerçeğini değiştirmez. Söz konusu avukatlık ücretinin, davayı kaybeden, buna bağlı olarak da avukatlık ücretini ödeyen taraf bakımından yargılama gideri nite- liğinde olması da bu ücrete hak kazanan avukat bakımından serbest meslek kazancı olması vasfını değiştirmez. Bu durumda, Mahkemelerce tarifeye göre hükmolunan avukatlık ücretinin de katma değer vergisine tabi olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, 3065 sayılı Kanun›un yukarıda metni yazılı olan 20›nci maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca da, belirli tarifeye göre fiyatı tespit edilen işlerde, tarife bedelinin katma değer vergisi dahil edilerek tespit olunacağının açıkça hüküm altına alınmış olması karşısında, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hükmolunan avukatlık ücretinin içerisinde katma değer vergisinin de bulunduğu, dolayısıyla bu verginin ayrıştırılarak serbest meslek makbuzunda gösterilmek suretiyle katma değer vergisine tabi tutulması gerekmektedir. Nitekim, 28.11.2002 günlü ve 24950 sayılı Resmi Gazete ‹de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin, «Bu tarifede yer alan ücretlere 3065 sayılı Kanun hükümleri gereği katma değer vergisi ayrıca ilave edilir» kuralını içeren 21›inci maddesinin iptali istemiyle açılan davada; Danıştay Sekizinci Dairesinin 05.11.2004 günlü ve E:2003/4002, K:2004/4219 sayılı kararıyla; 3065 sayılı Kanun›un 20›nci maddesinin 4›üncü fıkrası uyarınca tarifeye bağlı işlerde, katma değer vergisinin tarifede belirtilen ücrete dahil olduğu gerekçesiyle dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Yine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06.10.2005 günlü ve E:2005/1580, K:2005/2294 sayılı bir başka kararında da, 3065 sayılı Kanun uyarınca, belli bir tarifeye göre alınan ücrete katma değer vergisinin dahil olduğu yönünde karar verilmiştir.
Yukarıda yer alan açıklamalar ile yargı kararları dikkate alındığında, Mahkemelerce Avukatlık Asgari Ücret Tari- fesi uyarınca hükmolunan avukatlık ücreti, serbest meslek faaliyeti kapsamında katma değer vergisine tabi olup, bu ücrete dahil olan katma değer vergisinin ayrıştırılarak beyan edilmesi gerekmektedir.
Nitekim Danıştay Dördüncü Dairesinin hükmolunan vekalet ücretinin tahsiline dair benzer bir davada verdiği 27.02.2009 tarih ve E:2007/2465, K:2009/1048 sayılı kararında da hükmolunan avukatlık ücreti için de serbest
meslek makbuzu düzenlenmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Bu sebeple, avukat olan davacının, müvekkili olmayan karşı taraftan mahkemece hükmedilen dava konusu döneme ilişkin vekalet ücretinin, katma değer vergisine tabi olmayacağı gerekçesiyle ihtirazi kayıtla verdiği beyannameye istinaden tahakkuk ettirilen dava konusu katma değer vergisinin iptali yolunda verilen kararda hukuka uygunluk görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile İstanbul 11. Vergi Mahkemesi’nin 14/05/2012 tarih ve E:2011/1275, K:2012/1046 sayılı kararının bozulmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 26/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.