(1) Aşağıda belirtilen kazançlar,
kurumlar vergisinden müstesnadır:
a) Kurumların;
1) Tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine katılımlarından
elde ettikleri kazançlar,
2) Tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun kârına katılma imkânı veren
kurucu senetleri ile diğer intifa senetlerinden elde ettikleri kâr payları,
3) Tam mükellefiyete tabi girişim sermayesi yatırım fonu
katılma payları ile girişim sermayesi yatırım ortaklıklarının hisse
senetlerinden elde ettikleri kâr payları ile katılma paylarının fona iadesinden
doğan gelirler.
4) Tam mükellefiyete tabi diğer yatırım fonu katılma
paylarından elde ettikleri kâr payları ile katılma paylarının fona iadesinden
doğan gelirler (portföyünde yabancı para birimi cinsinden varlık ve altın ile
diğer kıymetli madenler ve bunlara dayalı sermaye piyasası araçları bulunan
yatırım fonlarından elde edilen kazançlar hariç).
5) (3) ve (4) numaralı alt bentlerde yer alan istisna
kazançlarına kaynak oluşturan yatırım fonlarının katılma paylarının 213 sayılı
Vergi Usul Kanununun 279 uncu maddesi kapsamında değerlenmesinden kaynaklanan
değer artış kazançları.
Diğer yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde edilen kâr payları
bu istisnadan yararlanamaz.
b) Kanuni ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan anonim ve limited şirket
niteliğindeki şirketlerin sermayesine iştirak eden kurumların, bu
iştiraklerinden elde ettikleri aşağıdaki şartları taşıyan iştirak kazançları;
1) İştirak payını elinde tutan şirketin, yurt dışı iştirakin ödenmiş
sermayesinin en az % 10'una sahip olması,
2) Kazancın elde edildiği tarih itibarıyla iştirak payının kesintisiz
olarak en az bir yıl süreyle elde tutulması (Rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle
veya yurt dışı iştirakin iç kaynaklarından yapılan sermaye artırımları
nedeniyle elde edilen iştirak payları için sahip olunan eski iştirak paylarının
elde edilme tarihi esas alınır.),
3) Yurt dışı iştirak kazancının kar payı dağıtımına kaynak olan kazançlar
üzerinden ödenen vergiler dahil iştirak edilen kurumun faaliyette bulunduğu
ülke vergi kanunları uyarınca en az % 15 oranında gelir ve kurumlar vergisi
benzeri toplam vergi yükü taşıması; iştirak edilen şirketin esas faaliyet
konusunun, finansal kiralama dahil finansman temini veya sigorta hizmetlerinin
sunulması ya da menkul kıymet yatırımı olması durumunda, iştirak edilen kurumun
faaliyette bulunduğu ülke vergi kanunları uyarınca en az Türkiye'de uygulanan
kurumlar vergisi oranında gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü
taşıması,
4) İştirak kazancının, elde edildiği hesap dönemine ilişkin kurumlar
vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye'ye transfer
edilmesi.
Yurt dışındaki inşaat, onarım, montaj işleri ve teknik hizmetlerin
yapılabilmesi için ilgili ülke mevzuatına göre ayrı bir şirket kurulmasının
zorunlu olduğu durumlarda, özel amaç için kurulduğunun ana sözleşmelerinde
belirtilmesi ve fiilen bu amaç dışında faaliyetinin bulunmaması şartıyla, söz
konusu şirketlere iştirak edilmesinden elde edilen kazançlar için bu bentte
belirtilen şartlar aranmaz.
Bu bent uyarınca vergi yükü, kanuni veya iş merkezinin bulunduğu ülkede
ilgili dönemde tahakkuk eden ve kar payı dağıtımına kaynak olan kazançlar
üzerinden ödenen vergiler dahil olmak üzere toplam gelir ve kurumlar vergisi
benzeri verginin, bu dönemde elde edilen toplam dağıtılabilir kurum kazancı ile
tahakkuk eden gelir ve kurumlar vergisi toplamına oranlanması suretiyle tespit
edilir.
c) Kazancın elde edildiği tarih itibarıyla aralıksız en az bir yıl süreyle
nakit varlıklar dışında kalan aktif toplamının % 75 veya daha fazlası, kanuni
veya iş merkezi Türkiye'de bulunmayan anonim veya limited şirket niteliğindeki
şirketlerin her birinin sermayesine en az % 10 oranında iştirakten oluşan tam mükellefiyete
tabi anonim şirketlerin, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan yurt
dışı iştirak hisselerinin elden çıkarılmasından doğan kurum kazançları.
ç) Anonim şirketlerin kuruluşlarında veya sermayelerini artırdıkları sırada
çıkardıkları payların bedelinin itibari değeri aşan kısmı.
d) Türkiye'de kurulu;
1) Menkul kıymetler yatırım fonları veya ortaklıklarının portföy
işletmeciliğinden doğan kazançları,
2) Portföyü Türkiye'de kurulu borsalarda işlem gören altın ve kıymetli
madenlere dayalı yatırım fonları veya ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden
doğan kazançları,
3) Girişim sermayesi yatırım fonları veya ortaklıklarının kazançları,
4) Gayrimenkul yatırım fonları veya ortaklıklarının
kazançları, (Esas faaliyet konusu itibarıyla gayrimenkul,
gayrimenkul projeleri ve gayrimenkule dayalı haklardan oluşan portföyü işletmek
amacıyla kurulanlar dışında kalanların kazançları hariç)
5) Emeklilik yatırım fonlarının kazançları,
6) Konut finansmanı fonları ile varlık finansmanı fonlarının kazançları.
e)Kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan iştirak
hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri,
rüçhan hakları ve bu fıkranın (a) bendi kapsamında istisna kazançlarına kaynak
oluşturan yatırım fonlarının katılma paylarının satışından doğan kazançların
%75'lik kısmı ile aynı süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazların satışından
doğan kazançların %50'lik kısmı.
(.................................................................)
Bu istisna, satışın yapıldığı dönemde uygulanır ve satış kazancının
istisnadan yararlanan kısmı satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna
kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulur. Ancak satış bedelinin, satışın
yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesi
şarttır. Bu süre içinde tahsil edilmeyen satış bedeline isabet eden istisna
nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır.
İstisna edilen kazançtan beş yıl içinde sermayeye ilave dışında herhangi
bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen ya da dar
mükellef kurumlarca ana merkeze aktarılan kısım için uygulanan istisna
dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır.
Aynı süre içinde işletmenin tasfiyesi (bu Kanuna göre yapılan devir ve
bölünmeler hariç) halinde de bu hüküm uygulanır.
Bedelsiz olarak veya rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle itibari değeriyle
elde edilen hisse senetlerinin elde edilme tarihi olarak, sahip olunan eski
hisse senetlerinin elde edilme tarihi esas alınır.
Devir veya bölünme suretiyle devralınan taşınmazlar, iştirak
hisseleri, kurucu senetleri ve intifa senetleri ile rüçhan haklarının satışında
aktifte bulundurma sürelerinin hesabında, devir olunan veya bölünen kurumda
geçen süreler de dikkate alınır. 21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal
Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında geri kiralama
amacıyla ve sözleşme sonunda geri alınması şartıyla, kurumlar tarafından
finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım
bankalarına veya 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu
kapsamında kira sertifikası ihracı amacıyla varlık kiralama şirketlerine
devredilen taşınmazların kiracı ya da kaynak kuruluş tarafından üçüncü kişilere
satışında, aktifte bulundurma sürelerinin hesabında, bu taşınmazların finansal
kiralama şirketi, katılım bankaları, kalkınma ve yatırım bankaları ile varlık
kiralama şirketinin aktifinde bulunduğu süreler de dikkate alınır.
Menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların
bu amaçla ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri
kazançlar istisna kapsamı dışındadır.
f) Bankalara, finansal kiralama ya da finansman şirketlerine borçları
nedeniyle kanuni takibe alınmış veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna borçlu
durumda olan kurumlar ile bunların kefillerinin ve ipotek verenlerin sahip
oldukları taşınmazlar, iştirak hisseleri, kurucu senetleri ve intifa senetleri
ile rüçhan haklarının, bu borçlara karşılık bankalara, finansal kiralama ya da
finansman şirketlerine veya bu Fona devrinden sağlanan hasılatın bu borçların
tasfiyesinde kullanılan kısmına isabet eden kazançların tamamı ile bankaların,
finansal kiralama ya da finansman şirketlerinin bu şekilde elde ettikleri söz
konusu kıymetlerden taşınmazların (6361 sayılı Kanun kapsamında yapılan
finansal kiralama işlemlerinde kiracının temerrüdü sebebiyle kanuni takipteki
finansal kiralama alacakları karşılığında tarafların karşılıklı mutabakatıyla
kiralayanın her türlü tasarruf hakkını devraldığı finansal kiralama konusu
taşınmazlar dâhil) satışından doğan kazançların %50'lik, diğerlerinin
satışından doğan kazançların %75'lik kısmı.
g) Kurumların yurt dışında bulunan iş yerleri veya daimi temsilcileri
aracılığıyla elde ettikleri aşağıdaki şartları taşıyan kurum kazançları;
1) Bu kazançların, doğduğu ülke vergi kanunları uyarınca en az % 15
oranında gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması,
2) Kazançların elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi
beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye'ye transfer edilmiş
olması,
3) Ana faaliyet konusu, finansal kiralama dahil finansman temini, sigorta
hizmetlerinin sunulması veya menkul kıymet yatırımı olan kurumlarda, bu
kazançların doğduğu ülke vergi kanunları uyarınca en az Türkiye'de uygulanan
kurumlar vergisi oranında gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü
taşıması.
Bu bent uyarınca toplam vergi yükü, birinci fıkranın (b) bendindeki tanıma
göre tespit edilir.
h) Yurt dışında yapılan inşaat, onarım, montaj işleri ile teknik
hizmetlerden sağlanarak Türkiye'de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilen
kazançlar.
ı) Okul öncesi eğitim, ilköğretim, özel eğitim ve orta öğretim özel
okulları, özel kreş ve gündüz bakımevleri ile Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti
tanınan vakıflara veya kamu yararına çalışan derneklere bağlı rehabilitasyon
merkezlerinin işletilmesinden, ilgili Bakanlığın görüşü alınmak suretiyle
Maliye Bakanlığının belirleyeceği usuller çerçevesinde beş hesap dönemi itibarıyla
elde edilen kazançlar (İstisna, belirtilen okulların, kreş ve gündüz
bakımevlerinin ve rehabilitasyon merkezlerinin faaliyete geçtiği hesap
döneminden itibaren başlar.).
i) Kooperatif ortaklarının yönetim gideri karşılığı olarak ödedikleri
paralardan harcanmayarak iade edilen kısımlar ile tüketim kooperatiflerinin,
ortaklarının kişisel ve ailevi gıda ve giyecek ihtiyaçlarını karşılamak için
satın aldıkları malların değerine göre hesapladıkları risturnlar.
Bu risturnların ortaklara dağıtımı, kar dağıtımı sayılmaz. Risturnun nakden
veya aynı değerde mal ile ödenmesi istisnanın uygulanmasına engel değildir.
Ortaklardan başka kimselerle yapılan işlemlerden doğan kazançlar ile
ortaklarla ortaklık statüsü dışında yapılan işlemlerden doğan kazançlar hakkında
risturnlara ilişkin istisna hükmü uygulanmaz. Bunların genel kazançtan
ayrılmasında, ortaklarla yapılan iş hacminin genel iş hacmine olan oranı esas
alınır.
Bu bent hükümleri, 29/6/2004 tarihli ve 5200 sayılı Tarımsal Üretici
Birlikleri Kanununa göre kurulan Birliklerin üyeleri ile yaptıkları muameleler
hakkında da uygulanır.
j) Her türlü taşınır ve taşınmaz malların 6361 sayılı Kanun
kapsamında geri kiralama amacıyla ve sözleşme sonunda geri alınması şartıyla,
kurumlar tarafından finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları ile
kalkınma ve yatırım bankalarına satışından doğan kazançlar ve bu kurumlarca söz
konusu varlıkların devralındığı kuruma kira süresi sonunda devrinden doğan
kazançlar.
İstisnadan yararlanan satış kazancı, kiracı tarafından pasifte özel bir fon
hesabında tutulur ve özel fon hesabında tutulan bu tutar sadece kiracı
tarafından bu varlıklar için ayrılacak amortismanların (bu varlıkların
kiralayan kurumlara devrinden önce kiracıdaki net bilanço aktif değerine isabet
eden amortismanlar hariç) itfasında kullanılır. İstisna edilen kazançtan
herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen ya da
dar mükellef kurumlarca ana merkeze aktarılan kısım için uygulanan istisna
dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır.
Kurumların tasfiyesi (bu Kanuna göre yapılan devir ve bölünmeler hariç) hâlinde
de bu hüküm uygulanır.
Söz konusu varlıkların,
i) Kiracı tarafından veya
ii) Kiralayan kurumlar tarafından finansal kiralama yöntemi dâhil olmak üzere
(6361 sayılı Kanunda yer alan sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine
getirilememesi hâlleri hariç),
üçüncü kişi ve kurumlara satılması durumunda, kiralayan kurumlara devrinden
önce bu varlıkların kiracıdaki net bilanço aktif değeri ile bu varlıklar için
anılan kurumların kazancının tespitinde dikkate alınan toplam amortisman tutarı
dikkate alınarak, satışı gerçekleştiren kurum nezdinde vergilendirme yapılır.
Sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilememesi nedeniyle
sat-kirala-geri al işleminin tekemmül etmemesi hâlinde, istisna nedeniyle
kiracı adına zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası
uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur.
k) Her türlü varlık ve hakların, kaynak kuruluşlarca, kira sertifikası
ihracı amacıyla ve sözleşme sonunda geri alınması şartıyla varlık kiralama
şirketlerine satışı ile varlık kiralama şirketlerince bu varlıkların
devralındığı kuruma satışından doğan kazançlar.
İstisnadan yararlanan satış kazancı, kaynak kuruluş tarafından pasifte özel
bir fon hesabında tutulur ve özel fon hesabında tutulan bu tutar sadece kaynak
kuruluş tarafından varlık kiralama şirketinden devralındığı tarihten itibaren
bu varlıklar için ayrılacak amortismanların (bu varlıkların varlık kiralama
şirketine devrinden önce kaynak kuruluştaki net bilanço aktif değerine isabet
eden amortismanlar hariç) itfasında kullanılır. İstisna edilen kazançtan
herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen ya da
dar mükellef kurumlarca ana merkeze aktarılan kısım için uygulanan istisna
dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır.
Kurumların tasfiyesi (bu Kanuna göre yapılan devir ve bölünmeler hariç) hâlinde
de bu hüküm uygulanır.
Söz konusu varlıkların, kaynak kuruluş tarafından üçüncü kişi ve kurumlara
satılması durumunda, varlık kiralama şirketine devrinden önce bu varlıkların
kaynak kuruluştaki net bilanço aktif değeri ile bu varlıklar için anılan
kurumların kazancının tespitinde dikkate alınan toplam amortisman tutarı
dikkate alınarak kaynak kuruluş nezdinde vergilendirme yapılır.
Söz konusu varlıkların varlık kiralama şirketleri tarafından üçüncü kişi ve
kurumlara satılması durumunda ise varlık kiralama şirketlerinin bu satış
işleminden doğan kazançları varlık kiralama şirketleri nezdinde kurumlar
vergisine tabi tutulur ve istisna uygulaması dolayısıyla kaynak kuruluş adına
zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın
gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur.
(2) Bu maddedeki istisnaların uygulanmasına ilişkin usulleri tespit etmeye
Maliye Bakanlığı yetkilidir.
(3) (7440 sayılı kanunun 20 nci
maddesiyle değişen fıkra; Yürürlük: 1/1/2023 tarihinden itibaren elde edilen
gelir ve kazançlara uygulanmak üzere 13.03.2023)Kurumların kurumlar
vergisinden istisna edilen kazançlarına ilişkin giderlerinin veya istisna
kapsamındaki faaliyetlerinden doğan zararlarının, istisna dışı kurum
kazancından indirilmesi kabul edilmez. Şu kadar ki iştirak hisseleri alımıyla
ilgili finansman giderleri, Kanunun 19 uncu maddesi kapsamında yapılan devir
işlemleri sonrasına isabet edenler de dâhil olmak üzere, kurum kazancından
indirilebilir.